Almula Merter’den yeni kitap: Dokuz Ay On Gün

Merhum sanatçı Ferdi Merter’in kızı, oyuncu, yönetmen ve yazar Almula Merter Churm, yeni kitabı Dokuz Ay On Gün’de hayatının aşkına kavuşmasını, anne olma serüvenini ve babasına vedasını anlatıyor.
2014’te İngiliz Robert Churm ile evlenen ve geçen yıl kimsesiz iki kardeşi evlat edinen Almula Merter Churm, hayatının bu önemli dönüm noktalarını yeni kitabında kaleme aldı. Yazar, Dokuz Ay On Gün adlı eserinde ayrıca hayatta tutabilmek için büyük mücadele verdiği, 19 Eylül 2018’de aramızdan ayrılan babası

Ferdi Merter’e vedasını da anlattı.

“EVLATLARIMI KALBİMLE DOĞURDUM”

Aile olmaktan vazgeçmemek adına savaş veren, çok istediği evlatlarına dualarıyla kavuşan ve “Kalbimle doğurdum” diyen Almula Merter Churm’ün 9 ay 10 güne denk gelen bu ilahi yolculuğunu samimi duygularıyla paylaştığı Dokuz Ay On Gün, günümüzde göz ardı edilen manevi değerlerin altını çiziyor. Mona Yayınları tarafından okura sunulan Dokuz Ay On Gün, okuyanlara duygusal anlar yaşatacak başucu kitabı niteliğinde bir eser.

KİTAPTAN ALINTILAR

  • “51 yaşında ‘ANNE’ oluyorum, heyecanımı anlatamam. Hem de bir değil, iki çocuğum olacak.”
  • “Gözüme bakarak, bile bile canımı yakacak o cümleyi söyledi: ‘Çocukları evlat edinmek isteyen bir aile daha var, aranızda karar vereceğiz’.”
  • “Annelik inanılmaz bir duyguymuş. Canım annemi ve babamı şimdi çok iyi anlıyorum, saçımızın her bir teline nasıl titrediklerini… En küçük bir şeyde, ömürlerinden ömür gittiğini. Geç de olsa, kalbimle doğurmuş olsam da, bu duyguyu yaşadığım için binlerce kez şükrediyorum.”
  • “Bir insanın ruh eşini bulması; bir şans mıdır, yoksa kader midir? Bunu gerçekten bilmiyorum, ama seninle karşılaştığım her gün için Tanrı’ya şükrediyorum.”
  • “İlk defa Ankara’da aklımı bıraktım fazlasıyla. Eğer çocuklar olmasa dönmezdim zaten. Babam iyileşene kadar kalırdım. Bu sefer kendimi çok çaresiz hissettim. Kalbim ikiye bölünmüş durumda. Çocukların gelişine sevinmekle, ailemin yanında olamamaya üzülmek.”
  • “Bu çocukların psikolojisi tersten çalışıyor, onlar travmalı çocuklar, unutmayın.”
  • “Bazen gerçek annemi, babamı özlüyorum. Bazı anne babalar çocuklarına bakamaz, onları bırakırmış.”
  • “Bisküvileri saklıyorum, çünkü aç kalmamak için önlem alıyorum.”
  • “Ya siz de cennete giderseniz? Bize kim bakacak?”
  • “‘Sen her şeyi başarırsın,’ derdin bana. Evet babacığım, bunu da başaracağım; sensiz yoluma devam etmeyi de başaracağım. Sen her zaman kalbimin en derininde ve sol omzumda, meleğim olacaksın.”